Tersine Mühendislik: Yazmak için Okumak atölyesi ilk defa Nilüfer Sanat Akademi’nin evsahipliğinde Bursa’ya geliyor. 2 Kasım-23 Kasım tarihleri arasında, dört cumartesi 12:00-14:30 saatlerinde Ataevler Mah. Yılmaz Akkılıç cad. Magazin AVM 1. Kat Nilüfer / Bursa adresindeki Nilüfer Sahnesi‘nde buluşarak on saatlik programı tamamlayacağız.

Ev ödevsiz, “dersin derste öğrenildiği” bir yöntemle çalıştığımız bu atölyelerde daha önce hiç okumadığımız gibi okumaya başlıyoruz. Atölyelere katılanların ortak refleksi daha önce bu okuma yöntemiyle karşılaşmadıkları için hayıflanmak oluyor. Ama şair öyle yazdığı için biliyoruz ki, “hiç bir şeye geç kalınmaz.”

Her buluşmada  birlikte bir öykü okuyor ve bir hikâyenin nasıl kurulduğunu anlıyoruz. Konuştuğumuz hemen her şey, “kendimiz yazarken de bunu aklımızda tutmalıyız, kullanmamız gereken araçlar bunlar, hikâye böyle oluşturuluyor”a çıkıyor. Yani atölyenin bu ayağı  pratik bir uygulama içermediği halde, yazma yönteminize doğru çalışıyor. O nedenle “evet, herkes yazabilir” diyoruz. Yazmaya okumaktan başlıyoruz.

Atölye programını okuyup “atölyede ne yapıyoruz?” sorusunun yanıtını aldınız diyelim, hâlâ aklınıza takılan kimi sorular var, onların yanıtlarının bir kısmına da kavuştunuz.

İsterseniz bir de atölyelere  katılanlar ne demişler ona bakın.  Karar verir gibi olduysanız, burada bulamadığınız  bilgiler, aklınıza takılan sorular ve kayıt için  info@belizgucbilmez.com adresine mail atabilirsiniz.

Derslerde görüşmek üzere.

ATÖLYENİN HEDEFLERİ:

Bu atölye iyi bir okur olmak ya da yazmaya başlamak isteyenlere, halihazırda yazanlara, senaristlere, oyun yazarlarına, sinema ve tiyatro yönetmenlerine, dramaturglara yöneliktir. Hedeflerimiz şunlar:

  1. Öncelikle daha iyi bir okur olmayı hedefliyoruz. Filmde, romanda, öyküde ya da oyunda ne anlatıldığı ile değil de, nasıl anlatıldığı ile ilgilenecek duruma gelmeyi. Bunun önemi şurada; sanat yapıtları tasarımdır ve ve o tasarımı görebilmek alınan zevki arttırır, ilişkimizi derinleştirir.  Yönetmen ya da yazar filmiyle, hikâyesiyle bizim için taş taş bir dünya kurar. Belli bir teknikle. O tekniği görmediğimizde bizim için kurulan görkemli, hünerli yapıyı da göremeyiz. O zaman da geriye kuru bir hikâye özeti kalır. 
  2. Ne yaptığımızı bilerek yazmayı hedefliyoruz. Sevdiğimiz yazarların kitaplarından kendimize nasıl yazarlık hocaları yaratabileceğimizi öğreniyoruz.
  3. Bir kez plan kurmayı öğrendiğimizde bunu istediğimiz bütün mecralarda- öykü, roman, oyun, senaryo- kullanabilecek duruma geliyoruz.
  4. Bir metni sinemaya ya da tiyatroya uyarlarken veya bir oyunun dramaturgisini, rejisini yaparken metnin taşıyıcı kolonlarını görmeye başladığımızda ne yapmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz. Bu da kurduğumuz yapının sağlam biçimde ayakta kalmasını sağlıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir