Ankara’da 2018’in ilk Tersine Mühendislik Atölyesi 28 Ocak’ta başlıyor!

    Şöyle notlara baka baka gençliğinizi kurutmayın. “Tersine Mühendislik: Yazmak için Okumak” atölyesinde tam da bunu konuşuyoruz. Atölyenin kendine özgü tekniği ile metinleri okurken nasıl yazıldıklarını, nasıl kurulduklarını, teknik gözle bakan biri için apaçık olan “meslek sırları”nı çözüyoruz. Ankara’da 28 Ocak’tan başlayarak altı hafta boyunca pazarları 15:00-17:00  arasında buluşuyoruz. Yazmak için okumak ne demek, […]

12 Aralık Ankara’da yeni Tersine Mühendislik: Yazmak İçin Okumak atölyesi

Ankara’da 12 Aralık’ta başlayarak altı hafta boyunca salı akşamları 19:00-21:00 arasında buluşuyoruz. Yazmak için okumak ne demek, metinleri teknik bir gözle okuduğumuzda bunun yazarlığımıza nasıl bir katkısı olabilir, bunu konuşuyoruz. Atölye programı için  http://www.belizgucbilmez.com/ankara/tersine-muhendislik-yazmak-icin-okumak-atolyesi-programi/  bağlantısına, “atölyede ne yapıyoruz?” sorusunun yanıtı için http://www.belizgucbilmez.com/yazilar/atolyede-ne-yapiyoruz/ bağlantısna göz atabilirsiniz. Kayıt ve bilgi için info@belizgucbilmez.com adresine mail atabilirsiniz.

Murakami’den yazarlık dersi

Murakami, İmkânsızın Şarkısı’nda şöyle yazar: “Çok zaman önce, henüz gençken ve anılarım tazeyken, olan biteni anlatmayı birkaç kez denedim. Ama, o dönemde bunu yapamadım bir türlü. Biliyordum, ilk satırı yazabilseydim gerisi kendiliğinden gelecekti, ama başaramıyordum bu ilk satırı yazmayı. Her şey fazlasıyla belirgindi, açıktı ve nereden başlayacağımı bilmiyordum. Nasıl bir harita, aşırı ayrıntılı olduğunda pek […]

Ankara’da bu cumartesi yazmak için okumaya başlıyoruz!

“Tersine Mühendislik: Yazmak için Okumak” atölyesi.  Ankara’da beklenen hafta sonu grubu açılıyor. 18 Kasım cumartesi günü ilk buluşmamızı gerçekleştiriyoruz. Detaylı bilgi ve kayıt için info@belizgucbilmez.com adresine mail atabilirsiniz. 11:00-13:00 arası altı hafta boyunca buluşuyoruz. Yazarların en “gizemli” meslek sırrını keşfedip, yazmanın teknik yanını konuşuyoruz. Evet, herkes yazabilir!

Karnımdan yazdım bunu… Quignard için

  İlk kez yaslıyorsun karnını bir tambura. Tele dokunan mızrabın çıkardığı ses, içorganlarının arasındaki boşlukta yankılanıyor. Sana kendi iç boşluğunu duyuran tambura, acemi bir hevesle eğilmen bundan. Tamburun dışa doğru değil de içe doğru çalışındaki gösterişsiz kendindelik, bilgeliği çoğaltır sanıyorsun. Öyle olsun istiyorsun.   Müzik senin neyin oluyor? Sokakta bulunup eve alınmış kedin mi? Kalbin […]

Sahne direktifi: Oyuncunun tarih-i kadimi

Soruldu, “kalu bela” “evet dediler”  ve bilmediler neye evet dediklerini kimbilir neredeydi akılları Rumi’nin dediği gibi. Sahne gözü acıtmayacak kadar karanlıktır. Kişiliksiz değil de birine atfetmenin güç olduğu gayrişahsî bir ses; sahnenin “üzerine konuşur”   Biz seni bir kan pıhtısından yarattık. Demek ki “kan var bütün kelimelerin altında” Ve bir düşünce tortusundan. Andolsun ki, biz […]

Kör Kâtip Tiyatrosu “Yapmamayı tercih ederdim” Bartleby

Bir zamanlar Kör Kâtip diye bir internet sitesi yaratmıştık. Biraz manifestik bir dille, işin içine Bartleby’i katarak, ne yapmak istediğimizi anlatmıştım. Yazının sonunda da bir Bartleby videosu var.     “Yapmamayı tercih ederdim” Bartleby Deleuze şu meşhur “yapmamayı tercih ederdim”in bir formül olduğunu; “bartleby formülü” olduğunu söylediği o güzelim yazısında formülün gücünü su berraklığı ile […]