Atölyede ne yapıyoruz?

Yazarlık ya da teknik okuma atölyeleri, en genelde bayıldığımız yazarların o yazdıklarını nasıl yazdıkları ile ilgileniyor. Hikâye ile olay dizisi arasındaki farka odaklanıyor, anlatıcı seslerle, anlatı zamanı ile, yapısal tekrarlarla bir öykünün içerdiği bütün unsurların nasıl olup da bir arada durabildiğine bakıyor. Benim de atölyeler sırasında keşfettiğim, bütün hikâye etmelerin (romanda, öyküde, tiyatroda ve sinemada) odağında duran “tekrar etme” fikrinin nasıl çalıştığını anlamaya çalışıyoruz birlikte. Çünkü şunu biliyoruz, bir şeyi anlatmanın yolu, onu ufak tefek değişikliklerle, metaforlar üreterek hep yeniden anlatmak, tekrar tekrar anlatmaktan geçer. Bu atölyelerde, yazınsal metinde bunun ne demek olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Neden- sonuç ilişkisiyle ilerlemeyen hayata karşı, kurmacanın bu ilişkiyi nasıl ördüğüne odaklanıyoruz. Gündelik hayatımızda baş edemediğimiz, kontrol altında tutamadığımız zamanın, kurmacada nasıl efendisi olabildiğimiz fikriyle coşuyoruz. Evet, yazarlık atölyesi işe yarayabilir, sizin okurluğunuz ve yazarlığınızda, içeriğe değil de forma, biçime yönelmenizi sağladığı sürece.

İlginizi çekebilir:  Tersine Mühendislik: Yazmak için Okumak atölyesinden kimler, nasıl faydalanabilir?

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir