Beliz Güçbilmez

Teorik Dersler: Başlangıç Atölyesi
Tersine Mühendislik: Yazmak İçin Okumak

Kredi kartına taksit veya havale seçeneği

Başlamasına kalan süre :

PAYLAŞ:

Birinci aşama

Dört aşamalı üretici  okuryazarlık atölyesinin ilk aşaması ”Tersine Mühendislik: Yazmak için Okumak” atölyesi. Ne demek bu? Bir metotla okunduğunda “İkinci okumada kendini ele vermeyecek bir yazarlık sırrı yok” demek. Yazmak için “kendimize” değil, üretilmiş kurmacalara bakmak demek. Peki, neden okumak için bir metoda ihtiyacımız olsun ki? Nasıl şehirden uzaklaştığımızda gece göğünün yıldızlarla dolu haşmetine çarpıyorsak ve aslında hep o göğün altında yaşadığımız halde, birkaç günlük kaçamaklar dışında bundan mahrum yaşadığımızı fark edip hayıflanıyorsak, bir kere okuyup kapattığımız, bu nedenle de aklımızda yalnızca kaba hikâyesi kalmış onca kurmacada, neleri kaçırdığımızı fark etmek ufkumuzu genişletiyor. Oradaymış ve görmemişiz. İnsan aklının müthiş tasarım yeteneğini kaçırmışız. Gözümüzle birlikte, aklımızı da köreltmişiz, üstelik okumayı, izlemeyi bırakmadığımız halde. İyi kurmacanın nasıl kurulduğunu görmek için ama bir tekniğe ihtiyacımız var. Bir alet çantasına. Bunlar olmadığında, gökten zembille inmiş gibi görünen o masif, büyük kurmacaların nerelerinden sökülebileceklerini bulamayabiliriz. Vida yerleri, ekleri ustaca gizlenmiştir. Manyetik Alan Metodu bunun için geliştirildi. 

Bu atölye edebiyat severlere, iyi bir okur/izleyici olmak ya da yazmaya başlamak isteyenlere, halihazırda yazanlara, senaristlere, oyun yazarlarına, sinema ve tiyatro yönetmenlerine, dramaturglara yöneliktir. Yani önkoşulsuz, hangi altyapıdan gelirse gelsin, kurmacaları seven   ya da kurmaca üreten, kurmacalarla çalışan herkese açık bir program. 

Atölye içeriği, her biri yaklaşık iki saat sürecek dört buluşma olarak programlanmıştır. 

Her buluşmada ilk saatin sonunda 10 dakika mola veriyoruz.

Mart 2024 - Dört Perşembe

7 Mart Perşembe 2024 - 20:00-22:00

14 Mart Perşembe 2024 - 20:00-22:00

21 Mart Perşembe 2024 - 20:00-22:00

28 Mart Perşembe 2024 - 20:00-22:00
 

Her bir buluşmada Raymond Carver’ın seçtiğimiz öyküleri hakkında konuşuyoruz. İlk buluşmadan sonraki diğer üç buluşmada her birinde ikişer öykü olmak üzere altı öyküyü Manyetik Alan Metodu'nun nasıl işlediğini göstermek için kullanacağız. Öykülerin esasen dersten önce okunmasını öneriyoruz ama fırsat bulamadığınızda da tuttuğunuz notlar eşliğinde sonradan okuyabilirsiniz. Altı öykü de şu kitabın içinde: 

Raymond Carver, Katedral (Çev: Ayça Sabuncuoğlu) Can Yayınları, 2014

Birinci Buluşma: Obur okurluktan, gurme okurluğa geçmek / Tekrar Okumak - Yeniden yazmak bahsi “yazıyı demlendirip düzeltmek” değil büsbütün baştan yazmak / Metoda giriş / Manyetik Alan Metodu / Zihnin çalışma prensipleri ile anlatıların benzerliği / Metafor bahsi / Hikâyeyi kim anlatıyor? "Ben anlatısı"nın incelikleri / “Hikâye ne zaman anlatılıyor?” sorusunun önemi / Okurluk ve izleyicilik deneyimimizi kendimiz üretirken iş başına çağırma becerisi.

İkinci Buluşma: “Tüyler” (ss. 13-35) ve “Katedral” (ss. 211-229) Manyetik Alan Metodu’nu yeniden sınıyoruz / Ben diye konuşan kim? / Duyusal metaforların işleyişi / Biçim içerik ilişkisi: Has sanat yapıtında içeriği biçimden ayırt etmenin olanaksızlığı / Studium ve Punctum / Kurmacalar hayatımızı nasıl değiştirir? / Atölye içeriğine ilişkin soruların yanıtlanması. 

Üçüncü Buluşma: “Tren” (ss. 149-157) ve “Kompartıman” (ss. 55-65) Olimpik anlatıcı / Tarih yazımında otoriter sesin olimpik anlatıyla benzerliği / Olimpik anlatıcının odaklayıcı seçimi / Odaklayıcı kullanmanın avantajları / Sinema-edebiyat ilişkisi / Kurmacada ölçek fikri / Atölye içeriğine ilişkin soruların yanıtlanması.

Dördüncü Buluşma: "Muhafaza" (ss.43-54) ve “Küçük, İyi Bir Şey” (ss. 67-95) Münasebetsiz metafor / Atölye içeriğine ilişkin soruların yanıtlanması / Bundan sonra neler yapabiliriz? / Kurmacalara Neden Muhtacız? 

Derslerde konuşulanları "Anne Ben Düştüm mü?"deki şu bölümlerle pekiştirebilirsiniz:

Benzerlik Köprüleri (ss. 43-54) - Metafor (ss. 55-72) - 29 Harfin Yarattığı Hayret (ss. 155-183) - Kürenin Hakikati (ss. 179-204).

900 TL (KDV dahildir.)

Havale, EFT ve kredi kartına taksit seçeneği ile.

Atölye içeriği telife tabi olduğundan derslerin ses ve görüntü kaydı alınmamaktadır. 

Kaçırdığınız tek bir dersi bir sonraki grupta telafi edebilirsiniz. Telafinin sorumluluğu katılımcıya aittir. Yani, bir sonraki atölye tarihini takip etmeniz ve kaçırdığınız dersin yapıldığı gün dersten bir saat önce atölye telefonuna whatsapp mesajı attığınızda, elimizdeki yoklama listesini kontrol ettikten sonra, size ilgili buluşmanın linkini gönderiyoruz.

Kayıt olup ödeme yaptığınız halde hayat derse katılmanıza izin vermezse, kaydınızı iptal edebilirsiniz. Kayıt yaptırdığınız atölyenin son buluşmasını takip eden hafta içinde ödemeniz gönderdiğiniz hesap numaranıza iade edilir. 

-Atölye  Zoom altyapısı kullanılarak online - canlı düzenlenecektir, oturumlara katılabilmek için Zoom adlı ücretsiz uygulama telefon, tablet ya da bilgisayara indirilmiş olmalıdır.

-Oturuma katılmak için gerekli detayları ödeme onayınızdan sonra, ödeme yaparken belirtmiş olduğunuz e-posta adresinize mail gönderilecektir . Bu nedenle e-posta adresinizin güncel olması önemlidir. 

-Etkinlik saatinden 30 dakika önce oturum açılacaktır.

-Oturum başlamadan önce ve oturum sırasında herhangi bir sorun yaşarsanız bizi 05304747380 nolu atölye  telefonundan arayabilirsiniz.

-Belirtilen bilgilerin katılımcı tarafından doğru olarak verilmemesi nedeniyle katılım linki ve şifresinin size iletilememesi ve buna bağlı olarak etkinliğe katılamamanız halinde Beliz Güçbilmez Atölyeleri’nin sorumluluğu bulunmamaktadır.

Not: Web sitesindeki yorumlar, mutlaka sosyal ağ internet portalının görüşlerini değil, yazarlarının görüşlerini yansıtmaktadır. Hakaret, küfür ve kaba ifadelerden kaçınılması talep edilir. Yorumlar filtreleme sisteminden geçip onaylanır ayrıca bildirim açıklamaları olmadan yorumları silme hakkımızı saklı tutarız.

Yorum *
Ad Soyad *
Ad soyad gizliliği *

2 Yorum

Girne Gül Uluçay

Henüz ilk derse katıldım. İstedim ki hiç bitmesin. Beliz hoca anlattıkça sabahlara kadar oturur, kıpırdamadan dinlerim. O anlattıkça bazen beynimin karanlık odalarında tek tek yandı ışıklar, bazen de tüm ışıkların açık olduğu bölgelerde yepyeni bir köşe keşfetmiş gibiydim, daha önce hiç bakmadığım, görmediğim. Kendimi şanslı sayıyorum, öğrencilerini kıskanmak yerine öğrencisi olabildiğim için. Her dakikasını içtiğim bir dersti, heyecanının sakinliğine, coşkusunun zarif tınılarına kendimi bıraktığım, uçurumun tam kenarında bir hamakta sallanırken korkmak yerine manzaranın her sallanışta yepyeni bir yerini farkettiğim bir dersti. Paylaşmak istedim, teşekkür ederim Beliz hocam❤️

Mert Savaş

Özellikle pandemi sürecinden sonra garip bir tembelleşme yapışıp kalmıştı üzerime. Ya başladığım kitapları yarım bırakıyordum, ya da "okurum" diye alıp alıp bir köşeye bırakıyordum. Kilo alınca olmayan kıyafetler gibi kitaplığın bir yerlerinde naftalin kokuyorlardı. Atölyeden heybeme aldığım en büyük hediye bu garip huyu tamir etmem oldu. Fi tarihinde okuduğum ve "okumak için okumuşum meğer" diye aydığımı anladım. İlla "yazarlık" değil. Hayatın her alanında hayata geçirilebilir. Film izlerken, tiyatroda, ikili sohbetlerde, hatta en basit bir sosyal medya paylaşımınızda bile "anlamlı" ve "derin" sözcük alışverişleri için bir hayattan kaçış aktivitesi. Beliz Hoca ve ekibi. Teşekkürler. Hamiş: bu arada "pandemi" yi çağırıştıran zoom fobimi de yendim. Şimdi zoom diyince metaforlara ve alt metinlere zoomluyor bünye :)